Medeniyetimizin şiarı : Vakıflar

vakif

Yüzyıllar boyunca toplumsal bağlarımız vakıflar sayesinde güçlenmiş, sevmeyi sevilmeyi vakıflarla öğrenmiş, sevginin hakikatine vakıflar aracılığıyla varmış bir medeniyetin çocuklarıyız. Zamanında hasta ve garip leyleklerin bakımı için kurulmuş vakıflar bile olduğu halde bugün sadece okul bursları ve birkaç alanda daha varllığını sürdürmeye çalışan bir kültür vakıflar.

Medeniyetimizin temel taşlarından biri olan vakıflar, başlangıcından bugüne en güzel paylaşım, yardımlaşma ve infak müesseseleri olagelmiştir. Vakıflar, sadece insanlara yahut Müslümanlara hatta canlılara değil, yaratılmış herkese ve her şeye karşı şefkat ve merhamet tezahürü olagelmiştir. Sosyal paylaşımın, toplumsal huzur ve sükûnun sağlanmasında vakıflar; yüzyıllar boyunca son derece önemli işlevler üstlenmişlerdir.

Türk-İslam tarihinde vakıflar özellikle Selçuklular döneminde gelişmeye başlamış, Osmanlı dönemindeyse zirveye ulaşarak en görkemli devrini yaşamıştır. Osmanlı döneminde sayıları yüz binlere yaklaşan Türkİslam vakıfları, sadece toplumun sosyo-ekonomik yapısına katkıda bulunmakla kalmamış, bir medeniyeti medeniyet yapan en önemli ölçütlerden biri olan sanata da çok büyük katkılar sağlamıştır. Nitekim bugün Anadolu’da nereye bakarsanız bir vakıf eserini görebilmeniz mümkün.

Hatta diyebiliriz ki, Osmanlı’yı medeniyet yapan vakıflarıdır. Osmanlı’da devlet asayişi, vatandaşlarının can ve mal güvenliğini, sınırları korumak ve devlet düzenini sağlamakla yükümlü kabul edilir. Eğitim, sağlık, bayındırlık, diyanet işleri gibi hizmetler ağırlıklı olarak şahıslar tarafından kurulan vakıflar eliyle gerçekleştirilirdi. Hatta ilk belediyenin kurulduğu 1856 yılına kadar belediyecilik hizmetleri bile vakıflar yoluyla gerçekleştirilirdi. Bu durum toplumsal kültürümüzde köklü bir hizmet geleneğinin oluşumuna da zemin hazırlamış, vakıf kurumlarının yanı sıra “vakıf insan” kavramının da ortaya çıkmasını sağlamıştır.

Sokakların aydınlatılıp temizlenmesi, şehirlere bahçeler yapılması, su yolları, su kemerleri, çeşme ve sebiller, yollar, kaldırımlar, aşevleri, dul ve yetim evleri, çocuk emzirme ve büyütme yuvaları, namazgâh, kütüphane, dükkân, misafirhane, kuyular, çamaşırhaneler, helâ, han, hamam, bedesten, türbe, iskele, deniz feneri, ok ve güreş meydanları, esir ve köle azad etmek, fakirlere yakacak temin etmek, hizmetçilerin efendileri tarafından azarlanmaması için kırdıkları kâse ve kapların yerine yenilerini almak, gazilere at yetiştirmek, ağaç dikmek, borçtan hapse girenlerin borcunu ödemek, dağlara geçitler açmak, öksüz kızlara çeyiz hazırlamak, dul kadınlara ve muhtaçlara yardım etmek, çocukları baharda açık havada gezdirmek, okul çocuklarına gıda ve giyecek yardımı yapmak, fakir ve kimsesizlerin cenazesini kaldırmak, bayramlarda çocukları ve kimsesizleri sevindirmek, kalelere, istihkâmlara veya donanmaya yardımda bulunmak, kış aylarında kuşların beslenmesi, hasta ve garip leyleklerin bakımı ve tedavisi gibi pek çok maksatla pek çok ve çeşitli vakıflar kurulmuştur. Yine Müslümanların iki mukaddes beldesi olan Mekke ve Medine’ye hizmet amacıyla binlerce vakıf tesis edilmiştir. Özellikle Osmanlı Sultanlarının, devlet adamlarının ve diğer hayırsever kişilerin meydana getirdikleri vakıflarla, her sene Osmanlı ülkesinden buralara ulaştırılan vakıf gelirleri, bu iki şehri ve her sene buraları ziyarete gelen milyonları mamur ve memnun etmiştir asırlar boyunca.

Yüzyıllar boyunca İslam ve Türk dünyasında sosyal düzenin korunmasına, bireyler arasında yardımlaşma ve dayanışma yoluyla karşılıklı sevgi bağının kurulmasına, başka bir ifadeyle insanlığın dünyevi ve uhrevi mutluluğuna hizmet eden birer sosyal kuruluş olarak önemli bir yer tutan vakıflar, Osmanlı devlet düzeninin kurulmasında ve devam etmesinde de en önemli etkenlerden biri olmuşlardır. Osmanlı iskân siyasetini kolaylaştıran en önemli unsurlardan biri olan ve Osmanlı Devleti’nin başlangıcından itibaren; ülkenin çeşitli yerlerinde kurulan tekkeler, ahi ocakları ve bunların masrafları da vakıflar yoluyla karşılanmıştır. Özellikle Balkanlar’da İslamın yaygınlaşması da vakıflar tarafından desteklenen bu dergâh, tekke ve ocaklar aracılığıyla olmuştur.

Benzer konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir