Türkler’in dünyaya hediyesi : El Halısı

elhalisi

Dünyada bilinen en eski el halısı Orta Asya’da Türkler tarafından dokunmuş bir halidir. Orta Asya’dan batıya göç eden Türkler, el halısı ile ilgili bilgi ve becerilerini de batıya tamamlar, Anadolu’da yeni motiflerle ve renklerle bu geleneksel sanatımızı daha da zenginleştirmişlerdir.

Altay dağları eteklerinde Pazırık kurganları kazılarında bulunan eşsiz el halısı, ilk el halısını Türklerin yaptığı bilgisinin dışında, daha milattan önceki yıllarda bile çok gelişmiş “Gördes” düğümlü halı tekniğine sahip olduklarını da göstermektedir.

İslam devrinde Abbasilerden kalma geometrik örnekli halı parçaları arasında yine Doğu Türkistan düğüm tekniğine uygun olarak yapılmış bazıları Fustat (Eski Kahire)’ta ele geçirilmiştir. 10. yüzyılda Buhara’da ve Batı Türkistan’ın diğer merkezlerinde eskiden olduğu gibi halı yapıldığı ve bunların diğer ülkelere ihraç edildiği kaynaklardan bilinmektedir. 13. yüzyıl başlarında Moğollar’ın tahribine kadar bu durum devam etmiştir. 13. yüzyıl başlarında Konya’da Anadolu Selçuklularından kalan Gördes düğümü ile yapılmış halılar, halı sanatının temelini oluşturan ve etraflıca bilinen en eski halılar olarak karşımıza çıkmaktadır.

İslam dünyasına Türkler’ in getirdiği halı sanatı diğer taraftan tek argaca düğüm tekniği ile İspanya’ya kadar yayılmış, Avrupa’da da hayranlık uyandırarak ressamların tablolarında yeni bir unsur olarak yerini almış-tır. Türk halılarından sonraki en eski halılar olan İran halıların ancak 15. yüzyıldan sonra ortaya çıkmıştır. Bu halılarda 13. yüzyıl Selçuklu halılarının motiflerini benimseyerek tekrarlamış olmaları İran’da halı sanatının Türklere bağlı geliştiğini de ortaya koymaktadır.

Klasik Anadolu halılarıyla yanında 16. yüzyılın ikinci yarısından başlayarak yepyeni bir teknikle, tamamıyla naturalist motiflerin hâkim olduğu Osmanlı Saray halılarıyla grubu ortaya çıkmıştır.

Klasik Anadolu halıları yanında 16. yüzyılın ikinci yarısından başlayarak yepyeni bir teknikle, tamamıyla naturalist motifle-rin hâkim olduğu Osmanlı Saray halıları grubu ortaya çıkmış-tır. Hepsi Gördes Türk düğümlü bütün diğer Türk halılarından farklı olarak sine (İran) düğümü ile yapılmış olan bu halılar sık düğümleriyle kadifeyi andıran yumuşak bir etki bırakırlar. Os-manlı Saray üslubu diyebileceğimiz bu yeni gelişmede üslup birliği halinde bütün diğer sanatlarda da naturalist motifler hâkim olmuştur. Bütün süsleme sanatlarında lale, sümbül, gül, karanfil, bahar açmış dallar, saz denilen kıvrık yapraklar, 18. yüzyıl sonuna kadar gittikçe zenginleşerek kullanılmıştır. Bunlardan bazıları günümüzde Sultanahmet Camiinin yanında bulunan Halı Müzesinde sergilenmektedir. İbrahim Paşa Sarayı’nda bulunan Türk İslam Sanatları Müzesinde de çok eski zamana ait antika el dokuma halıları sergilenmektedir.

El halıları doğal liflerle üretilmekte ve genelde yün ve ipekten dokunmaktadırlar. Yün halılar daha ziyade yerde kullanılmış veya perde olarak özellikle göçebeler tarafından günlük kullanıma hizmet vermiştir. Daha değerli olan ipek halılar ise duvar süsü veya seccade olarak kullanılmıştır. En değerli ipek halılar İstanbul yakınlarında Hereke bölgesinde imal edilmektedirler. Diğer önemli halı merkezleri Anadolu’daki Kayseri ve Konya şehirleridir.

Halı desenlerinin oluşturulmasında ipler genelde meyve ta-neleri, kökler veya bitkiler gibi doğal hammaddelerden oluşan boyalar ile boyanmıştır. Ancak son yüzyılda bu doğal renklendiriciler tamamen piyasadan kalkarak yerlerini kimyasal renklere bırakmışlardır. Günümüzde renk hazırlanmasının eski geleneğini korumak amacıyla ve doğal renkler kullanarak yüksek kaliteli halı üretimini teşvik için projeler yapılmaktadır. Doğal halılar yıllar içinde solmalarından, renk değişimlerinin biraz silik olmasından veya hafif ton değişikliklerinden tanınmaktadırlar.

Örnekler yüzyıllar içinde gelişmiş ve değişmiştir. Başlangıçta basit olan örnek ve semboller Osmanlı Devleti’nde yerlerini hayvan motifleri ve bitki motiflerine bırakmışlardır. 16. yüz-yılda ortaya çıkan, adını ilk kez eserlerinde bu tür motiflerin göründüğü ressamın adından alan, Holbein halıları ise geometrik örneklerden oluşmaktadırlar.

El Halısı alırken neler dikkat etmeli?

Halıcılıkta ‘kalite’ denildiğinde öncelikle halıdaki düğüm sıklığına bakılmalıdır. Bu nedenle halının düğüm sıklığının fazlalığı kaliteli halı almak isteyen bir kimse için ilk yola çıkış noktası olmalıdır. Düğüm sıklığının fazlalığı bir halının desenin daha detaylı uygulanabilmesi ve ömrünün daha uzun olması üzerinde etkili bir faktördür. Ölçü birimi olarak metrekare kullanıldığında basit bir halının 1 metrekare-sinin 100.000 düğüme sahip olduğu görülmektedir. Değerli bir halıda ise metrekareye 10 milyon kadar düğüm düşer. Ancak düğüm sıklığı halı satın alırken tek başına yeterli bir değer değildir.

Materyal ve boya

Halıda kullanılan yünün saf yeni yün olması ve lifleri-nin uzun yapağıdan seçilmesi çok önemlidir. İçinde sen-tetik elyaf ve kalitesiz yün karışık olmamalıdır. Halıda kimyasal boyalar kullanılmış ise, kullanılan boyaların suya ve güneş ışığına dayanıklı yüksek kaliteli boyalar olması gereklidir. Günümüzde sadece özel halı üretimlerinde kullanılan kök boyalarda ise, boyama işleminin usulüne uygun şekilde yapılmış olması önemlidir. Kök boyalar genelde solmayan ve boyamayan boyalar olarak bilinir, ancak boyama işlemi uygun şeklide yapılmamış kök boyalar da solabilir. Kök boya ile kimyasal boyalar arasındaki en önemli fark kök boyaların daha canlı ve çekici renklerde olmasıdır.

Desen

Halı dokumacılığı seramik ve minyatür gibi resim sana-tının dalı kabul edilir. Halı modellerinde resim ekollerinin bir çoğunu görmek mümkündür. Desenlerin başlıca ilham kaynağı doğadır. Halı desenlerinin çoğunda ağaç, çiçek ve hayvan gibi doğadan kesitler ve insan figürleri yer alır. Ayrıca çizgiler ve yüzeyler gibi geometrik şekillerle birlikte, insanların inanç ve arzularının yer aldığı desenler de bulunmaktadır. Halı desenlerini geometrik olanlar ve olmayanlar şeklinde iki grup olarak incelemek mümkündür. Bu iki gurubun iç içe geçtiği desenler de görülmektedir.

Düğüm ve dokuma özelliği

Halı dokumacılığının esası; çözgülere, sıralar halinde çeşitli desenler ortaya çıkarılacak şekilde renkli düğümlerin atılması ve bu düğümlerin iki veya daha fazla sayıda atkı ile sağlamlaştırılmasından oluşmaktadır. Günümüzde her ne kadar çeşitli dokuma tekniklerinden bahsediliyorsa da hepsinin temeli aynıdır. Halılar, atkı, çözgü ve düğümlerden oluşur. Halı yapımındaki ilk işlem, çözgülerin halı tezgahında hedeflenen halı kalitesine uygun olarak gerilmesidir. Çözgü kalınlığı halı inceliğini belirler, çözgüler kalınlaştıkça düğüm sayısı düşer.

Dünyanın en iyi el halıları Anadolu’da üretiliyor olması-na rağmen, el halıcılığımız son yıllarda büyük bir krizle karşı karşıya. Birçok sektörde olduğu gibi el halısı ticareti ile uğraşanlar da yerli üretim yerine uzak doğunun ucuz üretimini tercih ettiler. Bu ucuz üretimlerle baş edemeyen el halısı üreticileri de büyük ölçüde halı üret-meyi bıraktılar. Kültür Bakanlığı’nın el halıcılığımızı yeniden yaşatmak için bazı projeleri olsa da büyük çaplı bir ekonomik sorunu çözmek de kolay olmayacak gözüküyor. Size tavsiyemiz el halısı alırken mutlaka güvendiğiniz bir halıcıda, alacağınız halının menşeini öğrenip, Anadolu’da üretilen halıları tercih etmeniz yönünde ola-caktır. Böylece en azından bir kültür mirasımızın bizim zamanımızda yok olmasının sorumluluğunu paylaşmamış oluruz.

Benzer konular

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir